E-ISSN: 1309-5749 | ISSN: 1018-8681 | Join E-mail List | Contact | Twitter
1Gazi University Faculty of Medicine, Department of Psychiatry, Prof. Dr.
2Asst. Assoc. Dr.
3Dr.
Dusunen Adam The Journal of Psychiatry and Neurological Sciences 2000; 4(13): 217-221
Full Text PDF Full Text PDF (Turkish)

Abstract

It is generally agreed that an association exists between alcohol dependency and depression. Various studies were performed on this subject with contradictory results. Some reports propose that depression develops secondary to alcohol dependency, while others opose such a relation and state that depression leads to alcohol dependency.

In order to evaluate this relation, we studied 120 alcoholic inpatients from 1995 through 1997. All patients were assessed by Hamilton, Zung and STAI anxiety scale at days 15 and 30 of admission. A mild depression was observed in 34.17 % of the inpatients that recovered without treatment, while 4.2 % of the patients had major depression in both of the assessments. This observation in alcoholics is, best explained by manifestations of abstinence, rather than a separate psychopathologic process or an entity developing secondary to alcohol dependency.


Alkol Bağımlılığı ve Depresyon
1Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Prof. Dr.
2Yrd. Doç. Dr.
3Dr.
Dusunen Adam The Journal of Psychiatry and Neurological Sciences 2000; 4(13): 217-221

Uzun zamandan beri dikkat çeken bir konu olan alkol bağımlılıkğı ve depresyon arasındaki neden-sonuç ilişkisi yapılan tüm çalışmalara karşın belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışmaların bir kısmında depresyonun alkol bağımlılığına ikincil geliştiği ileri sürülürken, bazı çalışmalarda ise aksine altta yatan depresyonun alkol bağımlılığına neden olduğu savunulmaktadır. Bu ilişkinin değerlendirilmesi amacıyla, kliniğimizde 1995-1997 yılları arasında yatarak tedavi gören 120 hasta çalışmaya alınmıştır. Hastalara yatışlarının 15 ve 30. Günlerinde Hamilton ve Zung depresyon ölçekleri verilmiştir. Yatan hastaların % 34.17'sinde hafif depresyon bulguları izlenmiş ve bu bulgular herhangi bir antidepresan tedavi uygulanmaksızın düzelmiştir. Ölçek sonuçlarına göre majör depresyon olarak değerlendirilen hastalar ise (% 4.2), birinci ayın sonunda da aynı değerleri korumuşlardır. Alkol bağımlılığında izlenen bu durum, depresif özgün bir psikopatoloji ya da bağımlılığa ikincil bir durum olmaktan çok yoksunluk belirtilerinin bir bileşeni olabileceği görüşünü destekler niteliktedir.