E-ISSN: 1309-5749 | ISSN: 1018-8681 | Join E-mail List | Contact | Twitter
1Kocaeli University Faculty of Medicine, Department of Psychiatry
Dusunen Adam The Journal of Psychiatry and Neurological Sciences 1997; 3(10): 33-39
Full Text PDF Full Text PDF (Turkish)

Abstract

The aim of the study was to investigate the relationship between childhood traumatic experiences and neurotic symptoms, recurrent suicidal behavior and self-mutilation in patients with borderline personality disorder. The study was carried out in 36 in patients aged 18-39 who were treated in psychiatry service at Çukurova University Hospital between the years 1992 and 1996. The ones who were diagnosed psychotic disorder in axis 1 were excluded. 26 (72.2 %) patients reported experiencing childhood trauma. Childhood traumatic experiences were related to dissociative symptoms, recurrent suicidal behavior and self-mutation. Dissociative symptoms were found significantly more among the patients with a history of physical and sexual abuse and recurrent suicidal behavior.


Borderline Kişilik Bozukluğunda Örseleyici Çocukluk Yaşantıları ve Ruhsal Bulgular
1Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı
Dusunen Adam The Journal of Psychiatry and Neurological Sciences 1997; 3(10): 33-39

Bu çalışmada amaç, borderline kişilik bozuklu ğu (BKB) olan hastalarda örseleyici çocukluk yaşantıları ile nörotik belirtiler, yineleyici özk ıy ım davranışları ve kendini yaralama arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Çalışmada 1992-1996 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri kliniğinde yatarak tedavi görmüş, 18- 39 yaşları arasıda 36 hasta değerlendirmeye alınmışır. 1. eksende psikotik bozukluk tan ısı olan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Hastaların 26'sında (% 72.2) örseleyici çocukluk ya şantısı öyküsü vardır. Örseleyici çocukluk yaşantıları ile disosiyatif belirtiler, yineliyici özk ıyım davranışları ve kendini yaralama arasında ilişki bulunmuştur. Yineleyici özk ıyım davranışları , cinsel ve fiziksel kötüye kullan ılma öyküsü olan hastalarda disosiyatif belirtilerin daha sık olduğu belirlenmiştir.