Problemli internet kullanımı ile ebeveyn-ergen ilişki niteliği, yalnızlık, öfke ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Gulen Say, Aysegul Durak Batigun
Makale No: 4   Makale Türü:  Araştırma
Amaç: Çalışmanın temel amacı, problemli internet kullanımı ile ebeveyn-ergen ilişki niteliği, yalnızlık, öfke ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Ayrıca problemli internet kullanımının cinsiyet ve sosyo-ekonomik düzey gibi sosyodemografik değişkenler açısından nasıl farklılaştığının belirlenmesi de diğer bir amaçtır.

Yöntem: Çalışmanın örneklemini 402 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. İnternette Bilişsel Durum Ölçeği, Ebeveyn-Ergen İlişki Niteliği Ölçeği, UCLA Yalnızlık Ölçeği, Problem Çözme Envanteri ve Çok Boyutlu Öfke Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler; korelasyon, varyans analizi (ANOVA) ve çoklu aracılı model testi (Bootstrap) gibi istatistik analiz yöntemleri ile incelenmiştir.

Bulgular: Örneklemin %16.4’ünün problemli internet kullanımı puanlarının yüksek olduğu ve bu bireylerin günde ortalama 2.7 (SS=1.23) saat internet kullandıkları belirlenmiştir. Erkeklerin kadınlara oranla daha çok problemli internet kullanımına sahip oldukları bulunmuştur. Çalışmada ebeveyn-ergen ilişki niteliği ile problemli internet kullanımı arasında öfke, problem çözme ve yalnızlık değişkenlerinin aracı etkisine bakılmış ve bu değişkenlerin olumsuz anne-ergen ilişkisi ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkide “kısmi aracılık” etkileri olduğu bulunmuştur. Yine aynı aracı değişkenler olumsuz baba-ergen ilişkisi ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkide de “kısmi aracılık” rolünü üstlenmişlerdir.

Tartışma: Elde edilen bulgular, problemli internet kullanımının önlenmesi ve tedavisine yönelik müdahale programlarında kullanılabilecek yararlı ipuçları sağlamaktadır. Psikolojik danışma ve psikoterapi uygulamalarında, problemli internet kullanımı olan bireylerin ebevynleriyle ilişkilerinin güçlendirilmesi sağlanabilir. Ayrıca bu bireylerin yalnızlık ve öfke düzeyleri ile problem çözme becerileri de değerlendirilerek; iletişim becerileri, öfke kontrolü ve problem çözme yaklaşımları gibi alanlarda yapılacak müdahahleler problemli internet kullanımının azaltılmasında etkili olabilir.
Anahtar Kelimeler: Öfke, internet, yalnızlık, problem çözme
Düşünen Adam: Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi: 2016;29:324-334
Tüm Metin:

GİRİŞ

İnternet, bilimin hayatımıza kattığı en önemli ve en etkili araçlardan birisidir. Son birkaç yıldır akıllı telefonların yaygınlaşması da internete ulaşımı iyice kolaylaştırmış ve kullanıcı sayısında büyük artışlar olmuştur. İnternetin her geçen gün artan kullanımı olumlu sonuçlar doğurmakla birlikte, kullanıcıda yarattığı bağımlılık/kötüye kullanım problemini de beraberinde getirmiştir. Young, internet bağımlılığı terimini kullanmış ve DSM-IV “patolojik kumar oynama” tanı kriterlerini esas alarak tanı kriterleri oluşturmuştur (1). Bu kriterler gözönünde bulundurularak yapılan pek çok çalışmada, erkeklerin kadınlara oranla daha fazla bağımlılık geliştirdikleri görülmekte (2-4) ve bağımlılığın internetin en çok kullanıldığı yaş aralığıyla paralel olarak ergenlik döneminde yüksek olduğu dikkati çekmektedir (5,6). Literatürde “internet bağımlılığı”, “internet kötüye kullanımı” ve “problemli internet kullanımı” gibi farklı terimler bulunmaktadır. Mevcut çalışmada problemli internet kullanımı terimi tercih edilmiştir.

Problemli internet kullanımının yaygınlaşması konuya olan ilgiyi artırmakta ve ilgili olabilecek pek çok değişken üzerinde çalışılmasına yol açmaktadır. Bu değişkenlerden biri ebeveyn-ergen ilişki niteliğidir. Ebeveyn-ergen ilişki niteliği, ebeveyn ile ergenin arasındaki ilişki geçmişinden kaynaklanan tutumları yansıtır (7). Ebeveyn-ergen ilişkisinin kötü olması, ergenin duygusal ve davranışsal sorunlar yaşamasında en güçlü risk faktörü olarak görülmektedir (8). Bir çalışmada, problemli internet kullanıcısı olan üniversite öğrencilerinin, annelerini daha az koruyucu ve samimi olarak nitelendirdiklerine dikkat çekilmektedir. Ayrıca bu öğrenciler, her iki ebeveynlerinin de aşırı kontrolcü olduklarını dile getirmişlerdir (6). Ailelerinden destek alamayan ergenlerin interneti bu durumla baş etmek amacıyla sanal destek olarak kullandığı düşünülmektedir (9). Türkiye’de yapılan bir çalışmada da, ebeveyn tutumlarını “ilgisiz” olarak nitelendiren ergenlerin problemli internet kullanımı puanları daha yüksek bulunmuştur (10).

Problemli internet kullanımı ile ilişkili olduğu bilinen diğer değişken yalnızlıktır. Yalnızlık, kişinin sosyal ilişkilerinin olmaması ya da sosyal ilişkileri olmasına rağmen bu ilişkilerde yakınlığın, içtenliğin ve duygusallığın bulunmamasına gösterilen tepki olarak tanımlanmaktadır (11). Yalnızlığın problemli internet kullanımı ile ilgili bir değişken olduğu sıklıkla vurgulanmaktadır (12-14). Yalnız bireylerin interneti daha çok yeni insanlarla tanışmak, benzer ilgi alanına sahip insanlarla iletişim kurmak amacıyla kullandıkları bilinmektedir (15).

Öfke, problemli internet kullanımı ile ilişkili olduğu bilinen diğer bir değişkendir. Psikoloji sözlüğünde, “engellenme, saldırıya uğrama, tehdit edilme, yoksun bırakılma, kısıtlanma vb. gibi durumlarda hissedilen ve genellikle neden olan şeye veya kişiye yönelik şu veya bu şekilde saldırgan davranışlarla sonuçlanabilen oldukça yoğun, negatif bir duygu” olarak tanımlanmaktadır (16). Bir çalışmada, internet bağımlısı olan bireyler, alkol bağımlısı olan bireyler ve sağlıklı kontrol grubu öfke değişkeni açısından karşılaştırılmış ve internet bağımlısı olan grupta saldırganlıkla ilişkili olduğu düşünülen öfke ifadesinin daha fazla görüldüğü bulunmuştur (17). Türkiye’de yapılan iki ayrı çalışmada da, problemli internet kullanımı arttıkça öfke ifadelerinin olumsuzlaştığı (18) ve öfke ifadesinin bir türü olan içe yöneltilmiş öfke ile internet bağımlılığı arasında anlamlı ilişkinin bulunduğu belirtilmektedir (19).

Mevcut çalışmada ele alınan bir diğer değişken de problem çözme becerileridir. Problem çözme, problemli durumlarla ilgili çeşitli etkin çözüm alternatiflerini içeren ve bu alternatifler içinden en etkili alternatif cevabı seçme olasılığını artıran bilişsel-davranışsal bir süreç olarak tanımlanmaktadır (20). Problemli internet kullanımı, ailevi, mesleki, sosyal ve fiziksel pek çok soruna yol açmasına rağmen (21), bireyler internete girme konusunda kendilerini engelleyememekte ve var olan bu problemlerini çözme konusunda sıkıntı yaşamaktadırlar. Kişiler problemli durumları çözmek yerine problemden kaçınmak amacıyla daha çok internet kullanıyor gibi görünmektedirler. Literatür tarandığında problemli internet kullanımı ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi inceleyen çok az sayıda çalışma olduğu gözlenmiştir. Konuyla ilgili sınırlı sayıdaki araştırmada da iki değişkenin birbiriyle ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır (22).

Yukarıda aktarılan literatürden de anlaşılacağı üzere problemli internet kullanımı ile ilişkili çeşitli değişkenler bulunmaktadır. Bu değişkenlerden ebeveyn-ergen ilişki niteliği, yalnızlık, öfke ve problem çözme becerileri çeşitli çalışmalarda incelenmiştir. Fakat yalnızlık ve öfke değişkenleriyle ilgili çok sayıda araştırma bulunmasına rağmen ebeveyn-ergen ilişki niteliği ve problem çözme becerileri ile ilgili özellikle ülkemizde sınırlı sayıda çalışmaya rastlanmıştır. Ayrıca, internet bağımlılığı ile ilişkili olarak bu dört değişkenin (ebeveyn-ergen ilişki niteliği, yalnızlık, öke ve problem çözme becerileri) bir arada ele alındığı bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu bağlamda elde edilecek olan bulgular, günümüzde yaygınlaşan bir sorun haline gelen problemli internet kullanımının önlenmesi ve tedavisine yönelik müdahale programlarının oluşturulmasında yararlı olabilir. Örneğin, psikolojik danışma ve psikoterapi uygulamalarında, bireylerin ebeveynleriyle ilişki nitelikleri, yalnızlık ve öfke düzeyleri ile problem çözme becerileri de değerlendirilerek yapılacak müdahaleler yoluyla problemli internet kullanımının azaltılmasına çalışılabilir.

Buradan hareketle çalışmanın temel amacı, problemli internet kullanımı ile ebeveyn-ergen ilişki niteliği, yalnızlık, öfke ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkilerin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın temel amacı doğrultusunda aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır:

1.Problemli internet kullanımı üzerinde cinsiyet değişkeninin anlamlı bir etkisi var mıdır?

2.Problemli internet kullanımı üzerinde sosyo-ekonomik düzey değişkeninin anlamlı bir etkisi var mıdır?

3.Ebeveyn-ergen ilişki niteliği ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkide yalnızlık değişkeninin aracı etkisi var mıdır?

4.Ebeveyn-ergen ilişki niteliği ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkide öfke değişkeninin aracı etkisi var mıdır?

5.Ebeveyn-ergen ilişki niteliği ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkide problem çözme becerilerinin aracı etkisi var mıdır?

YÖNTEM

Araştırmanın örneklemi Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Kırıkkale Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde öğrenim görmekte olan ve kolay ulaşılabilir örnekleme tekniği ile seçilen lisans öğrencilerinden oluşmaktadır. Soruların çoğunluğuna yanıt vermeyen ve bilgi formunda “Son altı ay içerisinde psikiyatrik bir rahatsızlık geçirdiniz mi?” sorusuna evet yanıtı veren katılımcılar araştırma kapsamından çıkarılmıştır. Ölçeklerden uç puan alan kişilerin de örneklemden çıkarılması sonucunda 402 öğrenciden toplanan veriler ile analiz yapılmıştır.

Katılımcıların 243’ü (%60.4) kadın, 159’u (%39.6) erkektir. Yaşları 17-25 arasında değişmektedir (=20.59, SS=1.85). Katılımcıların anne eğitim düzeyine bakıldığında, 168 (%41.8) katılımcının annesi ilkokul mezunu, 50 (%12.4) katılımcının annesi ortaokul mezunu, 88 (%21.9) katılımcının annesi lise mezunu ve 83 (%20.6) katılımcının annesi üniversite mezunudur. On üç (%3.3) katılımcı ise annesinin eğitim durumunu belirtmemiştir.

Veri Toplama Araçları

Kişisel Bilgi Formu: Katılımcıların yaş, cinsiyet, anne eğitimi, okumakta oldukları üniversite gibi demografik özelliklerini saptamak amacıyla araştırmacılar tarafından geliştirilmiş bir formdur. Ayrıca formda, katılımcıların internete daha çok nereden bağlandıkları, interneti gün içinde ortalama ne kadar süreyle kullandıkları ve daha çok hangi amaçla kullandıklarını belirlemeye yönelik sorular da bulunmaktadır.

İnternette Bilişsel Durum Ölçeği (İBDÖ): Davis ve arkadaşları (23) tarafından problemli internet kullanımını ölçmek amacıyla geliştirilmiş, 1-7 arası Likert tipi puanlanan 36 maddelik bir ölçektir. Alınan yüksek puanlar problemli internet kullanımının yüksek olduğunu göstermektedir. Türkçe uyarlaması Özcan ve Buzlu (24) tarafından yapılmıştır ve ölçeğin Cronbach alfa iç tutarlık katsayısı 0.91, test-tekrar test güvenirliği 0.90 olarak bulunmuştur.

Ebeveyn-Ergen İlişki Niteliği Ölçeği (EİÖ): Wissink ve arkadaşları (25) tarafından geliştirilen, 18 maddeden oluşan 5’li Likert tipi bir ölçektir. Ölçekte herbir madde, hem anne hem de baba için ayrı ayrı değerlendirilmekte ve her iki ebeveyn için de ayrı puanlar elde edilmektedir. Ölçeğin Türkiye uyarlama çalışması Duru ve arkadaşları (26) tarafından ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Üniversite öğrencileri için geçerlik ve güvenirlik çalışması ise Batıgün ve Say (27) tarafından yapılarak, anne ve baba formları için “Açıklama”, “Olumsuz anne/baba ilişkisi” ve “Olumlu anne/baba ilişkisi” olmak üzere üç faktörlü bir yapı elde edilmiştir. Bu faktörlerin Cronbach alfa güvenirlik katsayıları 0.85 ile 0.92 arasında değişmektedir.

UCLA Yalnızlık Ölçeği: Russell ve arkadaşları (28) tarafından geliştirilmiş 20 maddelik 1-4 arası puanlanan Likert tipi bir ölçektir. Yüksek puanlar yalnızlığın yüksek olduğu anlamını taşımaktadır. Türkçe uyarlaması Demir (29) tarafından yapılmış, Cronbach alfa güvenirlik katsayısı 0.96, test- tekrar test güvenirliği r=0.94 (p<0.001) olarak bulunmuştur.

Çok Boyutlu Öfke Ölçeği (ÇBÖÖ): Balkaya ve Şahin (30) tarafından geliştirilen ölçek öfkeyi çeşitli boyutlarıyla ölçmekte ve 1-5 arası Likert tipi puanlanmaktadır. Boyutların Cronbach alfa güvenirlik katsayıları 0.83 ile 0.93 arasında değişmektedir. Mevcut çalışmada Öfke Belirtileri, Öfkeye Yol Açan Etmenler, Öfkeyle İlişkili Davranışlar ve Kişilerarası Öfke olmak üzere 4 boyut kullanılmıştır. Ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğuna ilişkin yeterli kanıt mevcuttur.

Problem Çözme Envanteri (PÇE): Heppner ve Petersen (31) tarafından geliştirilen ve 35 maddeden oluşan 6’lı Likert tipi bir ölçektir. Türkçe uyarlaması Şahin ve arkadaşları (32) tarafından yapılmıştır. Ölçekten alınan toplam puanların yüksekliği, bireyin problem çözme becerileri konusunda kendini yetersiz olarak algıladığını gösterir. Cronbach alfa güvenirlik katsayısı 0.88, yarıya bölme tekniği ile elde edilen güvenirlik katsayısı ise r=0.81 (p<0.001) olarak bulunmuştur.

İşlem

Araştırmada kullanılan ölçekler bir araya getirilerek bir batarya oluşturulmuştur. Başta Bilgilendirilmiş Onam Formu ve Kişisel Bilgi Formu sabit kalmak koşuluyla diğer ölçekler sıra etkisini kontrol altına almak amacıyla sıralamaları değiştirilerek katılımcılara verilmiştir. Çalışma için ilgili Üniversitenin Etik Kurulu’ndan gerekli izin alınmıştır (Karar No:11/148). Ölçekler katılımcılara sınıf ortamında uygulanmış, araştırmanın amacı hakkında bilgilendirme yapılmış ve Onam Formu doldurtulmuştur. Ölçeklerin uygulama süresi yaklaşık olarak 30-40 dakikadır. Analiz yapılmadan önce veriler gözden geçirilmiş ve hatalarından arındırılmıştır. lk olarak her bir ölçme aracı için verilerin sıklığına bakılmış, uç değerler incelenmiş ve z puanları -3 ile +3 aralığı dışında kalan katılımcılar araştırma kapsamından çıkarılmıştır. Elde edilen veriler; korelasyon, varyans analizi (ANOVA) ve çoklu aracılı model testi (Bootstrap) gibi istatistik analiz yöntemleri ile incelenmiştir. Bootstrap yöntemi küçük örneklemlerde daha doğru sonuçlar vermesi, normal dağılım varsayımını karşılamayı gerektirmemesi, çok yönlü aracı değişkenlerin etkisini hem ayrı ayrı hem de eşzamanlı değerlendirmeye olanak sağlaması, çok yönlü aracı değişkenlerin etkilerini tek bir modelde karşılaştırabilmesi ve aracı değişkenlerin birbirlerinden bağımsız şekilde işlev gösterip göstermediklerini belirleyebilmesi sebebiyle seçilmektedir (33,34).

BULGULAR

İnternet Kullanımına İlişkin Bulgular

Öğrencilerin günde ortalama olarak 2.03 saat (S=0.95) internet kullandıkları bulunmuştur. Katılımcıların yaklaşık yarısı (%49.5) günde 3-5 saat arasında internette vakit geçirmektedirler. Örneklemin %23.9’u interneti hem etkileşim hem de bilgi amaçlı kullanırken, %54.0’ü internete cep telefonu aracılığıyla ulaşmaktadır. İnternet kullanım şekillerine bakıldığında da eşit bir dağılım olduğu görülmektedir. Çeşitli siteleri kısa sürede kullanan katılımcı sayısı (%50.0) ile az sayıdaki siteyi uzun sürede kullanan katılımcı sayısının (%50.0) birbirine eşit olduğu göze çarpmaktadır. Problemli internet kullanımı ile gün içerisinde internet kullanım süresi arasındaki korelasyon katsayısı 0.36 (p<0.001), sosyal paylaşım sitelerini kullanım süresi arasındaki katsayı ise 0.33 (p<0.001) olarak belirlenmiştir.

Çalışma kapsamında örneklemin İBDÖ’nden aldığı puanların ortalamaları dikkate alınarak bu ortalamanın (90.30) bir standart sapma (30.00) üstü (120.30) puan alanlar “problemli internet kullanımı yüksek” bir standart sapma altı (60.30) puan alanlar “problemli internet kullanımı düşük” bireyler olarak kabul edilmiştir. Mevcut çalışmada 66 katılımcının ortalamanın bir standart sapma üzerinde puan aldığı, yani problemli internet kullanımlarının yüksek olduğu görülmüştür. Bu bireyler örneklemin %16.4’ünü oluşturmaktadır ve günde 2.7 (SS=1.23) saat internet kullanmaktadırlar.

Sosyo-Demografik Değişkenlere İlişkin Bulgular: İBDÖ’nden alınan puanların cinsiyet ve sosyo-ekonomik düzeye (SED) göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek amacıyla SED göstergesi olarak anne eğitim düzeyi ele alınmıştır. Bu bağlamda annesi ilkokul mezunu olanlar “düşük SED”, ortaokul ve lise mezunu olanlar “orta SED”, üniversite mezunu olanlar “yüksek SED” olarak sınıflandırıldıktan sonra “cinsiyet (2) x SED (3)” iki değişkenli varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Analiz sonucunda, cinsiyet (F1-378=5.41, p<0.05) değişkeninin İBDÖ’nden alınan puanlar üzerinde temel etkisi olduğu belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre erkekler (Ort=93.99, SS=30.75) kadınlara (Ort=87.86, SS=28.62) oranla daha çok problemli internet kullanımına sahiptir. SED değişkeninin ise temel etkisi bulunmamaktadır (F2-378=0.03, p>0.05). Ayrıca etkileşim etkisi de mevcut değildir (F2-378=1.64, p>0.05).

Korelasyon Analizleri

Değişkenler arasında hesaplanan Pearson korelasyon katsayıları Tablo 1’de görülmektedir.

Tablo 1’de görüldüğü gibi, İBDÖ ile EİÖ alt ölçekleri, öfke boyutları, PÇE ve UCLA-Yalnızlık Ölçeği arasındaki korelasyon katsayıları -0.12 (p<0.01) ile 0.27 (p<0.001) arasında değişmektedir. Toplam öfke puanı ile PÇE arasındaki katsayı 0.13 (p<0.01), UCLA-Yalnızlık Ölçeği ile 0.23’dür (p<0.001).

Aracı Değişken Analizleri

Problemli internet kullanımı ile ebeveyn-ergen ilişki niteliği arasındaki ilişkide öfke, yalnızlık ve problem çözme becerilerinin aracı rolünün test edilebilmesi için Preacher ve Hayes tarafından önerilen (33) Bootstrap yöntemi olan çoklu aracılı model testi kullanılmıştır (34). Aracı model testi gereği öncelikle yordayıcı değişkenler (ebeveyn ilişki niteliği alt boyutları) ile yordanan değişken (problemli internet kullanımı) arasındaki korelasyonlar incelenmiş aralarında ilişki olduğu saptanan değişkenlerle analiz yapılmıştır. Bu bağlamda EİN anne açıklama ve olumlu anne-ergen ilişkisi alt boyutları ile baba açıklama ve olumlu baba-ergen ilişkisi alt boyutları anlamlı ilişkiye sahip olmadığından analize dâhil edilmemiştir.

Çalışma kapsamında ÇBÖÖ, UCLA Yalnızlık Ölçeği ve PÇE toplam puanları aracı değişken olarak kabul edilmiştir. Yordayıcı değişkenler ile aracı değişkenler ve yordanan değişken ile aracı değişkenler arasındaki korelasyonlar da incelenmiş; aralarında anlamlı ilişkiler olduğu görüldüğü için analize dâhil edilmişlerdir.

Olumsuz anne-ergen ilişkisi ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkide öfke, yalnızlık ve problem çözme becerilerinin aracı etkilerine ilişkin bulgular Şekil 1’de gösterilmektedir.

Şekil 1’de görüldüğü gibi, olumsuz anne-ergen ilişkisinin yordanan değişken olan problemli internet kullanımı üzerinde anlamlı doğrudan etkisi (ß=1.26, t=4.71, p<0.001) vardır. Olumsuz anne-ergen ilişkisinin, öfke (ß=1.86, t=4.01, p<0.01), yalnızlık (ß=0.33, t=3.36, p<0.001) ve problem çözme becerileri (ß=0.56, t=3.53, p<0.001) üzerinde de anlamlı doğrudan etkisi bulunmaktadır. Ayrıca, öfkenin (ß=0.09, t=3.07, p<0.01), yalnızlığın (ß=0.54, t= 3.92, p<0.001) ve problem çözme becerilerinin (ß=0.19, t=0.2.21, p<0.05) problemli internet kullanımı üzerinde anlamlı düzeyde doğrudan etkisi olduğu da görülmektedir. Olumsuz anne-ergen ilişkisi ve öfke, yalnızlık ve problem çözme becerileri denkleme eş zamanlı girdiğinde olumsuz anne-ergen ilişkisi ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkinin azaldığı görülmektedir (ß=0.81, t=3.01, p<0.01). Bu bağlamda öfke, yalnızlık ve problem çözme becerileri aracı değişkenlerinin olumsuz anne-ergen ilişkisi ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkide “kısmi aracılık” etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca modelin anlamlı olduğu ve (F4-374=14.59, p<0.001) ve varyansın %13’ünü açıkladığı görülmektedir.

Aracı değişkenlerin kısmi aracılık etkilerinin olup olmadığı 1000 kişilik bootstrap örneklemi üzerinde incelenmiş ve sonuçlar Tablo 2’de gösterilmiştir.

Tablo 2’de görüldüğü gibi üç aracı değişkenin toplam dolaylı etkisi anlamlı bulunmuştur (nokta tahmin=0.45 ve %95 BCa GA [0.2582, 0.7097]). Her bir aracı değişken ayrı ayrı incelendiğinde, öfke (nokta tahmin=0.17 ve %95 BCa GA [0.0555, 0.3429]), yalnızlık (nokta tahmin=0.18 ve %95 BCa GA [0.0564, 0.3502]) ve problem çözme becerilerinin (nokta tahmin=0.11 ve %95 BCa GA [0.0195, 0.2699]) ebeveyn-ergen ilişki niteliği ile problemli internet kullanımı arasında anlamlı kısmi aracılık etkisi olduğu görülmektedir.

Olumsuz baba-ergen ilişkisi ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkide öfke, yalnızlık ve problem çözme becerilerinin aracı etkilerine ilişkin bulgular Şekil 2’de gösterilmektedir.

Şekil 2’de görüldüğü gibi olumsuz baba-ergen ilişkisinin yordanan değişken olan problemli internet kullanımı üzerinde doğrudan etkisi (ß=0.97, t=3.81, p<0.001) bulunmaktadır. Olumsuz baba-ergen ilişkisinin aracı değişkenler olan öfke (ß=0.32, t=3.71, p<0.001) ve problem çözme becerileri (ß=0.57, t=3.56, p<0.001) üzerinde doğrudan etkisi olmasına karşın, yalnızlık (ß=0.17, t=0.10, p>0.05) üzerinde anlamlı düzeyde doğrudan etkilesinin olmadığı görülmektedir. Aracı değişkenler ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkide ise, öfke (ß=0.94, t= 3.24, p<0.01), yalnızlık (ß=0.58, t=4.24, p<0.05) ve problem çözme becerilerinin (ß=0.19, t=4.24, p<0.001) anlamlı düzeyde doğrudan etkilerinin olduğu bulunmuştur. Olumsuz baba-ergen ilişkisi ve tüm aracı değişkenler denkleme eş zamanlı girdiğinde olumsuz baba-ergen ilişkisi ve problemli internet kullanımı arasındaki ilişki azalmıştır (ß=0.62, t=2.46, p<0.05). Bu bağlamda, aracı değişkenlerin olumsuz baba-ergen ilişkisi ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkide “kısmi aracılık” etkilerinin olduğu sonucuna varılmıştır. Ek olarak tüm modelin anlamlı olduğu (F4-374=13.74, p<0.001) ve varyansın %12’sini açıkladığı görülmektedir.

Aracı değişkenlerin kısmi aracılık etkisinin anlamlı olup olmadığı 1000 kişilik bootstrap örneklemi üzerinde incelenmiş ve sonuçlar Tablo 3’de verilmiştir.

Tablo 3’de görüldüğü gibi, üç aracı değişkenin toplam dolaylı etkisi anlamlı bulunmuştur (nokta tahmini=0.35 ve %95 BCa GA [0.1170, 0.5607]). Her bir değişken için ayrı ayrı bakacak olursak; öfke (nokta tahmini=0.15 ve %95 BCa GA [0.0483, 0.2997]) ve problem çözme becerilerinin (nokta tahmini=0.10 ve %95 BCa GA [0.0172, 0.2339]) olumsuz baba-ergen ilişkisi ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkide anlamlı kısmi aracılık etkisinin olduğu, yalnızlığın (nokta tahmini=0.10 ve %95 BCa GA [-0.0001, 0.2538]) ise kısmi aracılık etkisinin anlamlı olmadığı görülmektedir.

TARTIŞMA

Araştırma kapsamında önce internet kullanım özellikleri ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Yapılan korelasyon analizleri sonucunda internet kullanım süresi (günde) ve sosyal paylaşım siteleri kullanım süresi (günde) ile İBDÖ toplam puanı arasında pozitif ilişki olduğu saptanmıştır. Bu durumda, problemli internet kullanımına sahip bireylerin, internette daha uzun süre kaldıkları ve sosyal paylaşım sitelerini daha çok kullandıkları söylenebilir. Literatürde de bu bulguyu destekleyen çalışmalar bulunmaktadır (3,35-39). Başka bir deyişle, internet daha çok oyun ve sosyal medya kullanımı gibi etkileşim ve eğlence amaçlı kullanılmaktadır ve internette kalınan süre arttıkça problemli internet kullanımı da artmaktadır.

Bunlara ek olarak çalışmada problemli internet kullanımı yüksek olan bireylerin oranı %16.4 olarak belirlenmiştir. Bu konuda literatürde oldukça farklı oranlar göze çarpmaktadır. Örneğin, bazı çalışmalarda %1 (40) gibi düşük bir oran belirtilirken, bazı çalışmalarda %19 (3) ve %80’lere (1) varan oranlardan söz edilmektedir. Bu durumun, problemli kullanım tanımında ele alınan ölçütlerin farklılığı ve buna bağlı olarak seçilen ölçme araçlarından kaynaklandığı belirtilmekte, araştırmalarda kullanılan yöntemin de etkili olduğu üzerinde durulmaktadır (41). Mevcut araştırmada da, bulunan bu oranın İBDÖ’nden ortalamanın bir standart sapma üzerinde puan alanları gösterdiğini göz önünde bulundurarak değerlendirmekte fayda olduğu söylenebilir. Başka bir deyişle, kullanılan ölçek risk grubuna göre standardize edilmiş bir ölçek değildir ve böyle standardize bir ölçeğin kullanımı durumunda bu denli yüksek oranlar bulunmayabilirdi.

Çalışmada, problemli internet kullanımı cinsiyet ve SED değişkenleri açısından da incelenmiş ve İBDÖ’nden erkeklerin kadınlardan anlamlı düzeyde daha yüksek puan aldıkları görülmüştür. Bu bulguyla tutarlı pek çok araştırma sonucu göze çarpmaktadır (2-4,42). Bu durum, erkeklerin teknolojik gelişmelerle daha ilgili olmasıyla (43) ya da bilgisayarları daha fazla kullanması ve internet kafe gibi ortamlara daha sık gitmeleri ile açıklamaktadır (44). Ayrıca, genel olarak bağımlılığın erkeklerde daha fazla görüldüğünü de göz önünde bulundurmak gerekir.

Mevcut araştırma kapsamında, problemli internet kullanımı ile ebeveyn-ergen ilişki niteliği arasındaki ilişkide öfke, problem çözme becerileri ve yalnızlığın aracı rolü incelenmiştir. Bu analizler sonrasında, olumsuz anne-ergen ilişkisi ile olumsuz baba-ergen ilişkisi ve problemli internet kullanımı arasında sözkonusu üç değişkenin de aracı rollerinin bulunduğu gözlenmiştir. İlgili literatür de bu değişkenlerin problemli internet kullanımı ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Örneğin, Ahmadi ve Saghafi’nin çalışmasında aile ile olan ilişkinin niteliğinin problemli internet kullanımı için en önemli faktör olduğu bulunmuştur (45). Anne ile kurulan olumsuz ilişkiler, ergenin internet bağımlılığına sahip olmasıyla ilgili bir faktör olarak değerlendirilmektedir (5,6). Buna ek olarak, baba ile olumsuz ilişkilere sahip olmanın problemli internet kullanımı konusunda anne ile kurulan ilişkilerden daha etkili olduğunu vurgulayan çalışmalar da bulunmaktadır (46). Ayrıca mevcut çalışmada, olumsuz anne-ergen ilişkisi yordayıcı değişken olduğunda yalnızlığın kısmi aracı etkisinin bulunduğu görülmüştür. Olumsuz baba-ergen ilişkisi söz konusu olduğunda ise yalnızlığın kısmi aracı etkisi söz konusu değildir. Ebeveyn-ergen ilişkilerine dair literatür incelendiğinde, ebeveynlerin anneleriyle kurdukları ilişkilerin babalarıyla kurdukları ilişkilere göre daha samimi olduğuna ilişkin bulgulara rastlanmıştır (46). Bu bağlamda, ergenlerin babalarıyla ilişkilerinin daha sınırlı olduğu söylenebilir. Mevcut çalışmada yalnızlığın aracı etkisinin anne ve baba açısından farklılaşmasının da bununla ilgili olabileceği düşünülebilir. Şöyle ki; baba ile ilişkilerin her koşulda yeterince yakın olmaması, baba ile olumsuz ilişki niteliğinin önemini azaltıyor ve olumsuz baba-ergen ilişkisi ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişkide de yalnızlığın aracı etkisini ortadan kaldırıyor olabilir. Fakat anne ile sahip olunan sıcak ilişkiler yalnızlık için koruyucu bir etmen olduğundan yalnızlığın olumsuz anne-ergen ilişkisi ile problemli internet kullanımı arasında aracılık etkisi olması daha olası bir sonuç olarak görülmektedir.

Ebeveyn tutumları ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkiler bilinmektedir (47). Ebeveynleri koruyucu ya da otoriter tutum sergileyen ergenlerin problem çözme becerileri daha azdır. Sivrikaya ve arkadaşlarına göre (48) aileden alınan sosyal destek arttıkça problem çözme becerilerinde de artma gözlenmektedir.

Problemli internet kullanımı ile öfke arasındaki ilişkileri inceleyen literatür de mevcut çalışmadaki bulguları desteklemektedir. Başka bir deyişle, problemli internet kullanımı arttıkça bireylerde gözlenen öfke düzeyleri de artmaktadır (17,19,49). Ayrıca, Muris ve arkadaşları (50), öfke ve düşmanlık üzerinde ebeveyn yetiştirme stillerinin etkili olduğunu dile getirmişlerdir. Aile işlevlerindeki yetersizlik, ebeveynlerin ergene yeterli ilgiyi göstermemiş olması ve ebeveynlerin öfke ifadeleri göstermesinin de ergendeki öfke davranışlarını arttırdığına dair bulgular mevcuttur (51).

Mevcut araştırmada aracı etkisi incelenen bir diğer değişken de problem çözme becerileridir. Problemli internet kullanımı arttıkça problem çözme konusundaki sorunlar da artmaktadır. İlgili literatür incelendiğinde, bu iki değişkenin birlikte ele alındığı pek fazla çalışmaya rastlanmamaktadır. Az sayıdaki çalışmada da problemli internet kullanımı ile problem çözme becerileri arasında güçlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır (22).

Sonuç olarak, elde edilen bu bulgular günümüzde yaygınlaşan bir sorun haline gelen problemli internet kullanımının önlenmesi ve tedavisine yönelik müdahale programlarının oluşturulmasında yararlı olacak ipuçları sağlamaktadır. Psikolojik danışma ve psikoterapi uygulamalarında, problemli internet kullanımı olan bireylerin ebevynleriyle ilişkilerinin güçlendirilmesi sağlanabilir. Ayrıca bu bireylerin yalnızlık ve öfke düzeyleri ile problem çözme becerileri de değerlendirilerek; iletişim becerileri, öfke kontrolü ve problem çözme yaklaşımları gibi alanlarda yapılacak müdahaleler problemli internet kullanımının azaltılmasında etkili olabilir. Bu açıdan mevcut çalışmanın sağlık çalışanlarına önemli katkıları olabileceği düşünülmektedir.

Mevcut çalışmada ele alınan değişkenlerden biri olan problem çözme becerileri ile problemli internet kullanımı arasındaki ilişki ilgili literatürde çok az ele alınmıştır. Bu nedenle mevcut çalışmadaki sonuçların konuyla ilgili literatüre katkı sağlayacağı ve ileride yapılacak çalışmalara kaynak oluşturabileceği de düşünülmektedir.

Çalışmanın birtakım sınırlılıkları mevcuttur. Öncelikle örneklemin çoğunluğu Ankara ili içerisindeki üniversitelerde öğrenim gören öğrencilerinden oluşmaktadır. Başka illerden ve üniversitelerden veri toplanamamıştır. Bu durum da araştırma sonuçlarının genellenebilirliğini kısıtlamaktadır. Veriler öz-bildirim ölçekleri aracılığıyla toplanmıştır ve katılımcıların ölçek maddelerine savunmacı tarzda ve kendilerini iyi gösterecek şekilde cevap vermiş olma ihtimalleri söz konusu olabilir. Ayrıca, katılımcılara uygulanan ölçeklerde çok fazla madde yer almaktadır. Bu durum da katılımcıların dikkatlerinin dağılıp, motivasyonlarının düşmesine neden olabileceği için araştırma açısından sınırlılık oluşturabilir.

Çıkar çatışması: Yazar çıkar çatışması beyan etmemiştir.

Finansal destek: Yazar finansal destek beyan etmemiştir.

KAYNAKLAR

1.Young KS. Internet addiction: The emergence of a new clinical disorder. Cyberpsychol Behav 2009; 1:237-244. [CrossRef]

2.Willoughby T. A short-term longitudinal study of internet and computer game use by adolescent boys and girls: prevalence, frequency of use, and psychosocial predictors. Dev Psychol 2008; 44:195-204. [CrossRef]

3.Batıgün AD, Kılıç N. İnternet bağımlılığı ile kişilik özellikleri, sosyal destek, psikolojik belirtiler ve bazı sosyo-demografik değişkenler arasındaki ilişkiler. Türk Psikoloji Dergisi 2011; 26:1-10.

4.Ha Y, Hwang WJ. Gender differences in internet addiction associated with psychological health indicators among adolescents using a national web-based survey. Int J Ment Health Addict 2014; 12:660-669. [CrossRef]

5.Xu J, Shen LX, Yan CH, Hu H, Yang F, Wang L, Kotha SR, Ouyang F, Zhang LN, Liao XP, Zhang J, Zhang JS, Shen XM. Parent-adolescent interaction and risk of adolescent internet addiction: a population-based study in Shanghai. BMC Psychiatry 2014; 14:112. [CrossRef]

6.Yang CY, Sato T, Yamawaki N, Miyata M. Prevalance and risk factors of problematic internet use: a cross-national comparison of Japanese and Chinese university students. Transcult Psychiatry 2013; 50:263-279. [CrossRef]

7.Darling N, Steinberg L. Parenting style as context: an integrative model. Psychol Bull 1993; 113:487-496. [CrossRef]

8.Wang JN, Liu L, Wang L. Prevalence and associated factors of emotional and behavioural problems in Chinese school adolescents: a cross-sectional survey. Child Care Health Dev 2014; 40:319-326. [CrossRef]

9.Durkee T, Kaess M, Carli V, Parzer P, Wasserman C, Floderus B, Apter A, Balazs J, Barzilay S, Bobes J, Brunner R, Corcoran P, Cosman D, Cotter P, Despalins R, Graber N, Guillemin F, Haring C, Kahn JP, Mandelli L, Marusic D, Mészáros G, Musa GJ, Postuvan V, Resch F, Saiz PA, Sisask M, Varnik A, Sarchiapone M, Hoven CW, Wasserman D. Prevalence of pathological internet use among adolescents in Europe: demographic and social factors. Addiction 2012; 107:2210-2222. [CrossRef]

10.Çevik GB, Çelikkaleli Ö. Ergenlerin arkadaş bağlılığı ve internet bağımlılığının cinsiyet, ebeveyn tutumu ve anne-baba eğitim düzeylerine göre incelenmesi. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 2010; 19:225-240.

11.Weiss RS. Loneliness: The Experience of Emotion and Social Isolation. Cambridge: MIT Press, 1973.

12.Bozoglan B, Demirer V, Sahin I. Loneliness, self-esteem, and life satisfaction as predictors of Internet addiction: a cross-sectional study among Turkish university students. Scand J Psychol 2013; 54:313-319. [CrossRef]

13.Morsunbul U. The association of internet addiction with attachment styles, personality tarits, lonelines sand life satisfaction. International Journal of Human Sciences 2014; 11:357-372.

14.van den Eijnden RJ, Meerkerk GJ, Vermulst AA, Spijkerman R, Engels RC. Online communication, compulsive internet use, and psychosocial well-being among adolescents: a longitudinal study. Dev Psychol 2008; 44:655-665. [CrossRef]

15.Morahan-Martin J, Schumacher P. Lonileness and social use of internet. Comput Human Behav 2003; 19:659-671. [CrossRef]

16.Budak S. Psikoloji Sözlüğü. Ankara: Bilim ve Sanat Yayınları, 2005.

17.Hwang JY, Choi JS, Gwak AR, Jung D, Choi SW, Lee J, Lee JY, Jung HY, Kim DJ. Shared psychological characteristics that are linked to aggression between patients with Internet addiction and those with alcohol dependence. Ann Gen Psychiatry 2014; 13:6. [CrossRef]

18.Ata EE, Akpınar Ş, Kelleci M. Üniversite öğrencilerinin problemli internet kullanımı ile öfke ifade tarzları arasındaki ilişki. TAF Preventive Medicine Bulletin 2011; 10:473-480. [CrossRef]

19.Senormanci O, Konkan R, Guclu O, Senormanci G. Depression, loneliness, anger behaviours and interpersonal relationship styles in male patients admitted to internet addiction outpatient clinic in Turkey. Psychiatr Danub 2014; 26:39-45.

20.D'Zurilla TJ, Goldfried MR. Problem solving and behavior modification. J Abnorm Psychol 1971; 78:107-126. [CrossRef]

21.Goldberg I. Internet addictive disorder (IAD) diagnostic criteria, http://www.psycom.net/iadcriteria.html, 1997. Access date April 15, 2015.

22.Ekinci B. The relationship between problematic internet entertainment use and problem solving skills among university students. Int J Ment Health Addict 2014; 12:607-617. [CrossRef]

23.Davis RA, Flett GL, Besser A. Validation of a new scale for measuring problematic internet use: implications for pre-employment screening. Cyberpsychol Behav 2002; 5:331-345. [CrossRef]

24.Özcan NK, Buzlu S. Problemli internet kullanımını belirlemede yardımcı bir araç: İnternette bilişsel durum ölçeği”nin üniversite öğrencilerinde geçerlik ve güvenirliği. Bağımlılık Dergisi 2005; 6:19-26.

25.Wissink IB, Dekovic M, Meijer AM. Parenting behavior, quality of the parent-adolescent relationship, and adolescent functioning in four ethnic groups. J Early Adolesc 2006; 26:133-159. [CrossRef]

26.Duru AG, Ucanok Z, Topçu AE. Olumsuz yaşam olayları, ebeveyn-ergen ilişkisi ve ergenin uyumu arasındaki ilişkilerin aile stres modeli çerçevesinde sınanması: Bir izleme çalışması. Ankara Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Birimi (Proje No: 11B5358001), 2014.

27.Batıgün AD, Say G. Ebeveyn-Ergen İlişki Niteliği Ölçeği’nin Üniversite Öğrencileri için Psikometrik Özellikleri. Klinik Psikiyatri Dergisi 2015; 18:49-58.

28.Russell D, Peplau LA, Cutrona CE. The revised UCLA Loneliness Scale: concurrent and discriminant validity evidence. J Pers Soc Psychol 1980; 39:472-480. [CrossRef]

29.Demir A. UCLA Yalnızlık Ölçeği’nin geçerlik ve güvenirliği. Psikoloji Dergisi 1989; 7:14-18.

30.Balkaya F, Şahin NH. Psikopatoloji tarama ve psikoterapi etkililiği araştırmalarında kullanılabilecek yeni bir ölçek: Çok Boyutlu Öfke Ölçeği. Türk Psikiyatri Derg 2003; 14:192-202.

31.Heppner PP, Petersen CH. The development and implications of a personal problem-solving inventory. J Couns Psychol 1982; 29:66-75. [CrossRef]

32.Sahin N, Sahin NH, Heppner PP. Psychometric proporties of the problem solving inventory in a group of Turkish university students. Cognit Ther Res 1993; 17:379-396. [CrossRef]

33.Preacher KJ, Hayes AF. Asymptotic and resampling strategies for assessing and comparing indirect effects in multiple mediator models. Behav Res Methods 2008; 40:879-891. [CrossRef]

34.Hayes AF, Preacher KJ. Statistical mediation analysis with a multicategorical independent variable. Br J Math Stat Psychol 2014; 67:451-470. [CrossRef]

35.Choi YJ. Investigating Koreans' internet use patterns and motivations, and exploring vulnerability of internet dependency. Unpublished dissertation, 2001.

36.Eldeleklioglu J, Vural-Batik M. Predictive effects of academic achievement, internet use duration, loneliness and shyness on internet addiction. Hacettepe University Journal of Education 2013; 28:141-152.

37.Bruno A, Scimeca G, Cava L, Pandolfo G, Zoccali RA, Muscatello MRA. Prevalance of internet addiction in a sample of southern Italian high school students. Int J Ment Health Addict 2014; 12: 708-715. [CrossRef]

38.Hawi NS. Internet addiction among adolescents in Lebanon. Comput Human Behav 2012; 28:1044-1053. [CrossRef]

39.Batigun AD, Hasta D. Internet addiction: an evaluation in terms of loneliness and interpersonal relationship styles. Anatolian Journal of Psychiatry 2010; 11:213-219.

40.Bayraktar F, Gun Z. Incidence and correlates of internet usage among adolescents in North Cyprus. Cyberpsychol Behav 2007; 10:191-197. [CrossRef]

41.Yellowlees PM, Marks S. Problematic internet use or internet addiction? Comput Human Behav 2007; 23:1447-1453. [CrossRef]

42.Krishnamurthy S, Chetlapalli SK. Internet addiction: Prevalence and risk factors: A cross-sectional study among college students in Bengaluru, the Silicon Valley of India. Indian J Public Health 2015; 59:115-121. [CrossRef]

43.Servidio R. Exploring the effects of demographic factors, internet usage and personality traits on internet addiction in a sample of Italian university students. Comput Human Behav 2014; 35:85-92. [CrossRef]

44.Horzum MB. İlköğretim Öğrencilerinin bilgisayar oyunu bağımlılık düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi. Education and Science 2011; 36:56-68.

45.Ahmadi K, Saghafi A. Psychosocial profile of Iranian adolescents' internet addiction. Cyberpsychology Behav Soc Netw 2013; 16:543-548. [CrossRef]

46.Liu QX, Fang XY, Zhou ZK, Zhang JT, Deng LY. Perceived parent-adolescent relationship, perceived parental online behaviors and pathological internet use among adolescents: gender-specific differences. PloS One 2013; 8:e75642. [CrossRef]

47.Arslan G, Kabasakal Z. Ergenlerin problem çözme becerileri ve ana-baba tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi. Turkish Studies 2013; 8:33-42. [CrossRef]

48.Sivrikaya AH, Kaya M, Ozmutlu I. Investigating the relationship between university students' perceived social supports from family and friends and problem solving skills. Nigde University Jorunal of Psysical Education and Sport Sciences 2013; 7:28-33.

49.Ko CH, Yen JY, Liu SC, Huang CF, Yen CF. The associations between aggressive behaviors and internet addiction and online activities in adolescents. J Adolesc Health 2009; 44:598-605. [CrossRef]

50.Muris P, Meesters C, Morren M, Moorman L. Anger and hostility in adolescents: relationships with self-reported attachment style and perceived parental rearing style. J Psychosom Res 2004; 57:257-264. [CrossRef]

51.Avci R, Gucray SS. An investigation of violent and nonviolent adolescents' family functioning, problems concerning family members, anger and anger expression. Educational Sciences: Theory & Practice 2010; 10:45-76.

MAKALE GÖNDER
11. Ulusal Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi
DÜŞÜNEN ADAM BROŞÜRLERİ
KAPAK
Creative Commons Lisansı

Düşünen Adam : Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Düşünen Adam - Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Yayıncı
Yerküre Tanıtım ve Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.